United Kennels

United Kennels
K-9 Training Academy
English

Anasayfa
Hakkimizda
Hizmetlerimiz
Pansiyon
Eğitim
Veteriner
Pet Shops
Servis Hizmetleri
Köpeklerimiz
Satistaki Köpekler
Alman Ç. Köpekleri
Etkinlikler
Yarismalar
Seminerler
Yurtdisi Etkinlikler
Foto Galeri
Yükle
Sik Sorulan Sorular
Iletisim
 
Kroki, Harita
 
Ziyaretci Defteri
Müşteri ve misafir
ziyaretçilerinizin görüşleri...
 
E-BÜLTEN
Gelişme ve etkinliklerden haberdar
olmak için e-mail adresinizi bırakın...

Ad Soyad:
Email:

Alman Çoban Köpekleri


TarihçeIrk Standartları




Alman Çoban Köpeği'nin öyküsü günümüzden 101 yıl öncesinde 1899 yılında Max Emil Friedrich Von Stephanitz adlı süvari subayı ile başlar.Max Von Stephanitz 30 Aralık 1864 yılında Berlin'de doğdu.Öğrenimini bitirdikten sonra çifiçi olarak yaşamını sürdürmek isitiyordu,ancak annesinin isteği ile orduya katıldı.Bu arada Berlin Veteriner Kolejinde okuyarak köpekler üzerine çalıştı ve üretim,eğitim,bakım ve diğer konularda araştırmalar yaptı.19 yy sonları Almanya'da hem büyük hem de küçük baş sürüleri idare edebilecek bir çoban köpeği eksikliğini gören Stephanitz Alman hükümetinin köpek ırklarını geliştirmek için uygulanan politikasından da yararlanarak bu açıklığı kapatacak bir köpek arayışına girmişti.

Max Von Stephanitz'in isteğine göre bu köpek sürüleri kolayca idare etmenin yanı sıra cesaretli,sadık,itaatkar ve becerikli bir yapıyada sahip olmalıydı,onun düşüncesine göre zeki köpek ancak mükemmel bir arkadaş ve iş köpeği olabilirdi.

19.yy Almanya'nın kırsal bölgelerinde ve çiftliklerde farklı tipte çoban köpekleri kullanılıyordu.Ancak bu ırklardan ikisi bugünkü Alman Çoban Köpeği'nin ortaya çıkışında ve geliştirilmesinde etkin rol oynamıştır.Bunlardan birisi Thuringia'nın dağlık bölgelerinde sıkça görülen gri renkli,dik kulaklı ve genellikle küçük bir yapıya ve kıvrık kuyruğa sahip bulunuyordu.Wurttemberg tipi köpekler ise geniş ve gelişmiş kas ve kemik yapısı ve çalı gibi tüylü kuyruğu,sürati ve rahat hareketleri ile dikkat çekiyordu.Fakat bu köpek yatık kulaklara sahipti.Bu iki ırkın özelliklerini taşıyan köpek ilk olarak 1882 yılında Hanover'de görüldü ve on yıl sonra 1892 yılında ileride"Verein Für Deutsche Schaferhunde" (SV) kulübünün kurulmasına öncülük edecek olan Phlax Society kuruldu.Ancak bu kulüp üç yıl sonra kapatıldı.

1899 yılında Max Von Stephanitz Karlsruhe kentindeki bir şovda orta boyda gri-sarı renkte bir köpek dikkatini çekti.Bu köpek uysal.güçlü,dayanıklı bir görünüme sahipti.Bu köpek "Hektor Linksrhein" idi.Stephanitz bu köpeği satın alarak adını "Horand Von Grafrath" olarak değiştirdi.Birkaç hafta sonra 22 Nisan 1899 yılında Stephanitz , Arthur Meyer ve dokuz arkadaşı ile birlikte bugün de dünya'nın en köklü ve en kapsamlı köpek kulubü olan aynı zamanda Alman Çoban Köpekleri'nin seceresini tutan "Verein Für Deutsche Schaferhunde" (SV) kurdu ve "Horand von Grafrath" SZ1 secere numarası ile kaydedilerek ilk Alman Çoban Köpeği ünvanını aldı.Stephanitz ölüm yılı olan 1936 yılına kadar bu kurumun 37 yıl başkanlığını üstlendi.

Stephanitz ırkın gelişimini sağlamak için üretim programını "Horand" ve erkek kardeşi "Luchs" ile başlattı.Bu köpekler "Mores Plieningen" ile çiftleştiler."Mores Plieningen"ırkın gelişiminde oldukça pay sahibidir günümüzdeki her Alman Çobanında bu köpeğin kanı olduğu söylenebilir, büyük erkek kardeşinin ise Stuttgart hayvanat bahçesindeki bir kurt olduğu bilinmektedir. Horand'ın meshur oğullarından "Hektor von Schwaben" ikinci sieger olarak tarihe geçti ve ırkın gelişmesinde önemli bir rol oynadı.Bu köpek kardeşi ile çiftleşerek "Boewulf", "Heinz Von Starkenberg" ve "Pilot3" dünyaya geldi.Fakat akraba arasındaki bu çiftleşmeler bir süre sonra istenmeyen ve orijinalden uzaklaşan yavrular meydana getirmeye başladı.

Stephanitz bunu önlemek için akraba olmayan çoban köpekleri "Audifax von Grafrath" ve "Adolo von Graftrath" çiftleşme programına alındı.Stephanitz için bir diğer problem ise ırkın mizacındaki değişiklik ile diş bozuklukları idi ve hemen önlenmesi gerekiyordu.

1925 yılında Stephanitz "Klodo von Boxberg" i Sieger seçti.Klodo diğer köpeklerden derin ve geniş gövdesi,kısa beli,kendine has yürüyüşü ile ayırt edilebiliyordu.Klodo baskın bir erkek olarak yeni Alman Çoban Köpeği'nin habercisi oldu.Klodo daha sonraA.Gilbert (Mareldene Kennels - Hamden Connecticut) tarafından Amerika ya götürüldü ve oğulları ve kızları ile bugünkü kuzey amerika ırkının oluşmasında oldukça pay sahibi oldu.

Stephanitz bu arada Alman Çoban Köpeğinin özeliklerini geliştirmek amacı ile polis kuvvetleri ile işbirliğine girerek iztakip,itaat ve koruma eğitiminii uygulamaya başladı.Bu uygulama bugün "Schutzhund" (Koruma Köpeği) olarak bildiğimiz ve Alman Çoban Köpeği'nin secere alması için gerekli olan test idi ve bu testlerdeki üstün başarısı sonucu Alman Çoban Köpeği kısa sürede polis kuvvetleri ve diğer birimler tarafından beğeni topladı ve sıkça kullanılmaya başlandı.

Daha sonra bu teste 12 mil dayanıklılık"(AD)"-"B" testi(Jürinin Schutzhund eğitimine köpeği kabul etmeden önce uyguladağı test) kalça çıkığı ve değerlendirmesini içeren "a"(HD Befund Zuerkant) raporu ve köpeğin yetiştirilmesine, soyunun devamına not veren KKL-1(Koerklass)(Üretim İçin Önerilen) ve KKL-2 (Üretime Uygun)dereceleri eklendi ve Schutzhund 3 derecesini alan köpek V-A (Mükemmel Seçim)derecesi ile ödüllendirildi.

Bu arada ırkın başarısını gören ve kendi ülke ırklarını dünya ya tanıtmaya çalışanlar Alman Çoban Köpeği için medya yoluyla bir karalama kampanyası başlattılar ve bu köpeğin kullanılmasını önlemeye çalıştılar.Bu köpek gerçekten güvenilir bekçi,iyi bir çoban köpeği mi ? yoksa çiftlik hayvanlarımızı yiyen ve çocuklarımızı her fırsat bulduğunda ısıran bir canavar mı? gibi sorular ve asılsız haberler ile kamuoyunu uzun süre meşgul ettiler. Hatta bu kampanya ırkın gelişmesini kısa süre etkiledi bile.Ancak Alman Çoban Köpeği bu haksız karalama kampanyasına gereken cevabı vererek popülaritesini yeniden kazanmasını bildi.İngilizler'de köpeğin kendi sınırları içerisinden Alsatian adlı yöreden dünyaya yayıldığını belirterek köpeğe sahip çıktılar ve köpeği Alsatian olarak çağırmaya başladılar.

Alman Çoban Köpeği'nin diğer ülkeler tarafından benimsenmesi ve kullanılması 1.Dünya Savaşı ile başlar.Almanya bu savaşta Alman Çoban Köpeklerini geniş bir biçimde savaş köpeği, telefon hattı çekme,cephanelik ve esir kamplarını koruma,kızılhaç köpeği,iz takip köpeği mesaj köpeği olarak kullandı.

Savaşın sonlarına doğru 1918 yılında Amerikan Hava Kuvvetlerinde görevli onbaşı Lee Duncon Fransa sokaklarını gezerken bir ambarın köşesinde beş adet yavrusuyla birlikte bir anne farketti.Kendisi son derece koyu bir hayvansever olan Duncon bu yavrulardan ikisini aldı ve geri kalan üç tanesini anneye bıraktı.diğer yavrulara ise Fransız askerler sahip çıktı.Lee Duncon bu yavrulara Nannette ve Rin-Tin-Tin adını vererek bir efsanenin başlamasına öncülük etti.Nannette ilerki yıllarda bir hastalık sonucu yaşamını yitirdi.Rin-Tin-Tin ise bir film yıldızı olarak yaşamını sürdürdü.Son derece zeki olan bu köpek Warner Bross film şirketi tarafından keşfedildi. şirket Lee Duncon ile sözleşme yaparak Rin-Tin-Tin' e haftada 1000 Dolar maaş bağladı ve 100.000 dolar karşılığı sigorta etti.

Rin-Tin-Tin 24 ayrı filmde başrol oynayarak ırkın tanınmasında oldukça önemli bir pay sahibi oldu.Rin-Tin-Tin 8 Ağustos 1932 yılında 14 yaşındayken öldü.Bu gün de Rin-Tin-Tin'i Red Kit'in dostu Düldül'ün belalısı olarak izlemekteyiz. Rin-Tin-Tin kariyerinin doruğunda iken haftada 20.000 adet mektup aldığınıda burada belirtelim.

Savaş sonrası ise Almanya'da yeni kanlar adını duyurmaya başladı.Bu köpekler ileride büyük rol oynayacak "Axel Von der Deininghauserhide - Rolf von Osnabruecker land ve Hein v.Richterback idi.

Daha sonraki yıllarda ise "Quanto Wienerau" Canto Wienerau" " Mutz vd Pelztierfarm" ve "Marko v Celler Land" adlı köpekleri görmekteyiz.Quanto kendinden sonra gelecek olan ırklara orta boy,düşük yapı,güçlü kemik ve baş ve ön bacaklar,gibi özellikler aşıladı "Lasso di val Sole" ve "Dick Adeloga" kendisinin oldukça meşhur oğullarıdır.Quanto serisi ileride "Uran v Wildsteiger Land" ile devam etmiştir.Canto yalnızca dört yıl yaşamasına rağmen Almanya'da büyük yankılar uyandırdı.Yapısı ,enerjisi,show köpeği olarak güzelliği ile diğer ülkelerin ısrarla sahip olmak istediği bir köpek oarak adından çokça bahsettirdi..Meşhur oğullarından "Canto Arminius" ise çok önemli bir yere sahiptir..

18.Yüzyılın ortasında bu ırkın tarihsel anlatımını bitiriyoruz.Alman Çoban Köpeği 1899 yılındanbu günümüze kadar değerini yitirmeden insanların beğenisini kazanmaya ve ihtiyaç duyduğumuz alanlarda bize yardımcı olmaya devam etmektedir.

Bu mükemmel köpeği bizler ile tanıştırdığın için teşekkürler sana Max Von Stephanitz.
Özellikleri ve Standartları PDF Yazdır E-posta
Keskin ve ince zekalı, anlaşılması güç sezgilerle donanmış olan bu köpek ilk kez M.Ö. 700-600 yıllarında Yunanistan'daki bazı çömleklerin üzerinde görülmeye başlamış. M.Ö. 400'de ise Hollanda, Belçika, Fransa, Romanya ve Avusturya'da bu tip köpeklerin varlığı kanıtlanmıştır.

* Önceleri Güney Almanya'da Württenberg, Thuringia, Soxony ve Bavyera eyalellerindeki çiftliklerde çoban köpeği olarak, görev yaptıkları biliniyor. Ardından dünyanın dört bir yanına yayılarak tam anlamı ile uluslararası bir çoban köpeği olup çıkmıştır. Agresiv olmayan mizaç ona evlerin kapısını da açmış, evlerde çocukların yakın dostu olmuştur.

* Yüzbaşı Max Emil Eriedrich von Sepbanitz ile Arthıır Meyer ise bu köpeği ilk keşfedenlerdir. 1882'de Almanya'nın güney eyaletlerinden biri olan Hannover'de bir köpek Show'unda ilk kez görülen bu ırk, Von Stephanitz'in kalkışı ve 'Alman Çoban Köpeği' Birliği'nin 1899'da kurulması ile cins standardı belirlenip ırka resmiyet vermişlerdir. 1918 yılında Amerika'lı bir askerin Avrupa'dan Amerika'ya getirdiği 'Rintintin' adlı Alman Çoban Köpeği bütün dünyada izlenen bir filmde başrol oynayınca, bütün dengeleri alt-üst edip bak ettiği zirveye olurdu. Bu olağanüstü üne rağmen, 1.Dünya Savaşı'nın sonunda İngilizlerin Avrupa'da, Almanya'ya karşı yürüttükleri propaganda sonucu Alman Çoban Köpeği de gözden düştü. Çünkü, bu köpekler savaş yıllarında Alman ordusuna büyük yararlar sağlamışlardı. Ancak daha sonraları yeniden İngiltere'ye girebildi. İngilizler onu 'Alsace' bölgesinden dünyaya yayıldığını iddia ederek, ırkının 'Alsatian:' adı taşıdığını iddia eltiler. Böyle bir iddia doğru olmasa da 'Alsatian'ların da birer kurt kanı taşıdığı ve Almanya'dan gelmiş olabilecekleri bir gerçek. 1920'de bir dergi nedeni pek. belli olmayan bir sebeple Alman Çoban Köpeğini uzun süre karaladı. Bir süre onun geleceğini etkiler gibi olduysada karşı çıkışlarla bu önlendi. Ülkemizde veya çoğu ülkede 'Kurt'a, atasına çok benzediğinden olsa gerek hep ona 'Kurt Köpeği' dediler. Bugün Almanya'da yaklasık 100.000 üyesi olan "SV" adlı Agusburg kentinde birde kulüp kurmuşlar. İkinci vatanı sayılan İngiltere'de de yılda 10.000'leri bulan yeni katılımlarla, yeni yeni üyelerle 100.000'lerce üyeli dev kulüplere sahip.

* Günümüzde olağanüstü önemsenen German Shephard köpeğinin binlerce üreticisi bulunmaktadır. Ancak tüm üreticilerin sahip olmak istedikleri bazı önemli kanlar varki; bunlar ırkın mükemmelleridir. Örneğin Arminus, Wied Steiger, Wienerau, Tannenmeise, Hirschel, vom Hause Beck, Kirschental, Romeraw önemli German Sbepherd kanlarıdır.

Irka özgü hastalık riski

* Kurt köpeklerinde ırka özgü önemli bir hastalık,kalça displazisi riskidir. Kalça displasma'sı (HIPDisplazi) denilen kalça çıkığı olasılığı Amerika'da %84'lerde, Almanya'da %60'lar civarındadır. Kalça çıkığı ihtimali olan köpekler asla çiftleştirilmezler. Böyle bir ihtimalle karşılaşmamak için alınacak köpeğin kalça filmleri çektirilerek emin olmak gerekir.



  1. (KAFA)
  2. (KÜREK)
  3. (BOYUN)
  4. (SIRT)
  5. (BEL)
  6. (KALÇA)
  7. (BALDIR)
  8. (AŞİL)
  9. (AÇI)
  10. (PATİ)
  11. (ÜST KOL)
  12. (OMUZ)
  13. (DİRSEK)
  14. (BOĞAZ)
  15. (ÜST ÇENE)
  16. (ALT ÇENE)
standartlari


Özellikleri:

* Safkan German Shepberd'e baktığınızda: çok güçlü, çevik, iyi adaleli, dikkatli, hayat dolu ve coşkulu bir ifade ile karşılaşırsınız. Birbirine çok uyumlu hareket eden ön ve arka bacaklar.

* Boyu uzun, vücudu iri ve gösterişlidir. Ana hatları düzgün, oldukça kavisli ve açılıdır. Haraketli veya hareketsiz kas yapıları sağlıklı ve kusursuzdur. İdeal bir kurt köpeğinin nitelik ve karakterine bakıldığında üstün ve soylu bir ırk görülür.

* İkinci derecedeki özellik ise gücündedir. Her tür hava koşuluna uygun, dayanıklı kürk yapısına sahiptir. Ama en önemlisi o çok yönlü bir görev köpeğidir. Güçlü, yetenekli, dayanıklı yapısı ve görev duygusu ile çevresine, hatta uzaklara kadar yürür, kovalar, aman vermez. Gelişmiş esnek, vücut yapısıyla çok uzun süre rahatça iz sürebilir. Dahası onun için şöyle demek olası; çok geniş bir araziyi, en az enerji ile koruyabilir.

* Karakteri dengeli, özgürlüğünü abartmadan kullanan, dikkatli, her an tetikte, esnek ve inanılmaz bir sadakatle bağımlı ve uyumlu. Kendine fazla güvenen, korkusuz geniş bir alanı koruma gücü ve zekasına sahip. Asla heyecanlı, aşın saldırgan ya da ürkek, değil. Yüz ifadesi ise seri ve sağlıklıdır.

* Başı vücudu ile orantılı ve kabalıktan uzaktır. Önden bakıldığında kulaklarının arası oldukça geniş, alın elli ve hafifçe tümsektir. Ancak burada, en önemli nokta, küçükte olsa kırışıklığın izi bile olmamalıdır. Yanak oluşumu tatlı bir kavisle yuvarlanmalı, ama asla sarkmamalıdır. Kafatası kulaklardan burun köprüsüne doğru kademeli ve düz bir şekilde gittikçe incelir.

* Kama, formundaki güçlü ağız, burun kemiğinde fazlaca keskinleşmeden son bulur Kafatası genişliği baş uzunluğunun % 50'si kadardır. Erkeklerde baş dişilerden daha iridir. Ağız-burun kemiği uzun, sağlam ve alna paraleldir. Burun kesinlikle siyah olmalıdır. Dudaklar sağlam, düzgün ve sıkıca kapanır. Kısa, küt, güçsüz sivri uçlu burun kesinlikle islenmez.

* Orta irilikteki badem gözleri asla dışarı çıkıntı yapmamalıdır. Koyu kahve tercih edilir. Kulakları başıyla orantılıdır. Orta irilikte, sağlam yapılı, geniş tabanlı ve yüksekliği belirgindir. Önden bakıldığında kulakları birbirine paralel, öne doğru açık ve dik dururlar. Kulaklar dipten uca doğru ılımlı sivrilirler. Dikkat kesildiğinde ise kulaklar tam anlamıyla dikledir. Hiç bir zaman kulaklar içe çekilmemeli neva vana yatmamalıdır. Ancak hareket halinde arkaya kıvrılmasına izin verilebilir. Kesik, kırık yada eğimli kulaklar istenmez

* Ağzı sıkı,çene yapısı gelişmiş ve sağlamdır. Dişleri sağlam, düzenli ve makas ısırıcıyla kapanmalıdır(Üst dişlerin alt yüzeyi ile alt dişlerin üst yüzeyi birleşmelidir). Dişlerin toplam 42 (üstte 20, altta 22) adettir.

* Boynu oldukça uzun, güçlü ve gelişmiş kasları ile serbestçe hareket eder. Yatay çizgiye göre boynunu 45°'lik açıyla taşır. Heyecanlandığında basını daha da kaldırır. Hızlı hareket ederken de aşağıya doğru indirir. Omuzlar yassı ve uzun görünümdedir ve vücuda yatay çizgiye göre 45° açı yapur.

* Ön bacaklar uzun adaleli ve çok güçlüdür. Vücuda 90° açı ile dik basar. Ön bacaklar dirseklerden bileklere kadar düz ve acısızdır. Kemikyapısı yuvarlak değil ovaldir. Bilek eklemleri güçlü, esnek ve açılıdır. Dikey çizgiye göre yaklaşık 25° açı yapar.Dirsekler içe veya dıya dönük olmamalıdır. Ön bacakların, uzunluğu göğüs kafesinin derinliğini aşar.

* Yükseklik dişilerde 55-60 cm, erkeklerde 60-65 cm'dir. Bu ölçümde vücudun en üst noktası ki kürek kemiğinin (omuzların) de en üst noktası baz alınır. Vücut uzunluğu ise, önde göğüs kafesinden başlayıp, arkadaki en uç nokta olan leğen kemiğinin sonuna kadar olan mesafedir. Alman Çoban Köpeğinde en önemli nokta vücut uzunluğu yüksekliğinden fazladır. Doğru orantı 10'a 9 ya da 8.5'dir. Yüksekliği normal ölçülerin altında olanlar bodur sayılır ve sırt uzunluğu istenen ölçünün üstüne çıkanlar, uzun arka bacaklı köpekler, çok ağır ya da çok hafif yapılı olanlar, ön tarafı aşın gelişmiş ya da çıkıntılı olanlar hatalı sayılırlar. Bunlar yürüyüşteki mukavemeti azaltan özelliklerdir.

* Alman çoban köpeğinin tırıs tarzı bir yürüyüşü vardır. Tırıs, çapraz bacakların ikisinin ( ön sol, arka sağ) aynı anda yere vurmaları halidir. Ayni yanda bulunan bacakların ortada, sırası ile birleşiyormuş izlenimi veren bir kosu tarzıdır.Yürüyüş tarz˘ diagonal bir hareket şeklindedir yani zıt taraflardaki ön ayak ve arka ayak aynı anda hareket ederler. Ekstremiteler bu yüzden birbirlerinin boyut ve açı olarak tamamen aynı olmalıdır,hareket esnasında sırt çizgisinin değişmeden kalabilmesi için bu önemlidir. Arka kısmın açılarındaki en ufak artış hareketteki gücünün ve dayanıklılığın azalmasına neden olur. Yükseklikle uzunluğun doğru oranı ,buna uyumlu bacak kemiği uzunlukları ile birleşince sanki yere yakın bir şekilde kayıyormuş gibi bir hareketin ortaya çıkmasını sağlar Biraz kaldırılmış kuyruk ve hafifce öne uzatılmış bir kafa ile harekert esnasında kulak arkas˘ndan kuruk ucuna kadar çok düzgün hatlı bir kıvrımla hayvanın hareket etmesini sağlar.

* Göğüs derinliği, omuz yüksekliğinin %4.5 yada %48'i kadardır. Göğüs, geniş değil uzundur ve iyi gelişmiştir. Bu özellikler yürüyüş sırasında dirsek hareketlerinin rahat ve serbest olmasını sağlar.

* Beli nispeten dar ve karnı içe çekiktir. Kürek kemiği üst ucu ile kuyruk sokumu arasındaki kısım sırttır. Sırt düzgün, sağlam ve iyi gelişmiştir. Çok uzun olmamalıdır. Omuzun üst noktası belirgin olarak yüksektir ve arkayla bağlantısı kusursuz, düzgün bir hat oluşturur. Bu hat önden arkaya doğru alçalır.

* Kalça geniş, güçlü ve iyi adalelidir. Kısa, dik. ya da düz kuyruk istenmez. Arka bacakları ve butlan sağlam, güçlü, adalelidir.Yandan bakıldığı zaman omuzlardan kalçaya doğru bir alçalma görülür. Arka bacaklardaki eklem açılan onun zahmetsizce ileriye doğru hareketini sağlar. Topuk sağlam ve kısadır. Biraz meyille ayaklarla birleşir. Ayakları yuvarlak, ayak parmaklan kapalı ve kemerlidir. Yastıklar kalın etli ve dayanıklıdır. Tırnaklar kısa, sağlam ve koyu renkli olmalıdır.

* Çalı gibi sert ve gür tüylü kuyruğu neredeyse topuğa kadar uzanır. İdeal bulunan uzunluk, topuk kemiğinin ortasıdır. Dinlenirken kuyruk hafifçe eğilir ve kılıç gibi kavis çizer. Hareket halinde ise biraz yukarı kaldırır. Ancak kuyruk sırtın yatay çizgisi üzerine çıkmamalıdır. Doğuştan kısa, yuvarlak kıvrılan, kötü taşınan, sırt çizgisinin üstüne çıkan kuyruk makbul değildir. Kesik kuyruk diskalifiye nedenidir.

* İdeal bir Alman Çoban Köpeği orta uzunlukta duble kürke sahiptir. Dışkürk olabildiğince sık ve kalın olmalı, tüyler düz, sert ve bütün vücudu yatık olarak kaplamalıdır. Baş, kulakların arkası, yüzün önü. bacakların altı ve ayaklar kısa tüyle kaplıdır.Kürk hataları; yumuşak, ipeksi, çok uzun dış kürk. kıvırcık ya da bukleli kürktür. Kürk renginde ise, siyaha ya da siyaha yakın sırt ne ten rengi, altın rengi veya açık gri lekeler tercih edilir. Göğsün üstünde ne bacakların iç yüzünde daha açık renklere izin verilir. Ancak boş karşılanmaz. Tırnaklarda veya kuyrukta gizli kırmızılık, vücutla cansız, soluk açık renkler ve pigmentasyon noksanlığı istenmez.Mavi. bordo, beyazımsı renkler ise san derece istenmeyen renklerdir. Beyaz bir kurt köpeği kulüplerce henüz kabul görmemiştir.

Kullanıldığı Yerler:

* İdeal bir Alman Çoban Köpeği bir iş köpeği olarak dürüst ve korkusuz karakterini vücudu ile birleştirir. Her türlü çetin harekete elverişli görende çok çalışkan, sahibiyle uyumlu, zeki ve itaatlidir. Bu özellikler onu seçmede en önemli etkendir.

* Dikkat edilmesi gerekenler: tipine özgü, düzgün, akıcı yürümesi, dolu dizgin koşması çok önemlidir. Ayrıca koşarken sırtı yatay kalıp değişmemeli, yalpalayıp sallanmamalı. sırtı kamburlaşmamalıdır. Sırt çizgisindeki eşit olmayan çıkınlılar, beldeki çöküntüler istenmez. Yürümedeki hatalar karşıdan bakıldığında açıkça bellidir ve göz önünde bulundurulmalıdır. Bazı karakterler yetersizliğin de ötesinde ürkeklik gösterirler.

İstenmeyen özellikler:

* Kesik veya yatık kulaklar

* Beyaz köpekler

* Kesik kuyruk

* Alttan kapanan çene

* Burun renginin siyah olmaması


Vücut Yapısı PDF Yazdır E-posta
VÜCUT AÇILARI

vucut_yapisi1
YAPISAL BİLGİ
yapisalbilgi
Sarı çizgi yerden omuzlara olan yüksekliği ifade eder,bu ölçüm bir şerit araclığı ile hayvanı sert bir zemine yerleştirerek yapılmalıdır. Beyaz çizgi ise tüm vücut ölçüsünü ifade etmektedir ki Alman Çoban Köpeklerinde omuz yüksekliği ile vücut uzunluğu arasındaki oran % 111 ile %125 arasında değişir.
BAŞ YAPISI
basyapisi
Kranio-Fasial axisler (Kranial axis AB ve fasiyal axis CD)Alman Çoban Köpeklerinde birbirlerine paraleldir.Bu paralelliğin dışına çıkan herhangi bir sapma,çeşitli derecelerde deformasyonu gösterir. Doğru kranio-fasiyal oran 1:1 dir.
KULAK YAPISI
kulaklar
A. Doğru Kulak Tutuş
Alman Çoban Köpeğinin kulakları orta boyda ve dik olmalıdır. Her iki kulakta aynı boyda ve yapıda , kulak içi öne bakar pozisyonda ve sivri uçlu olmalıdır.
B. Birbirinden çok ayrık kulaklar
C. Birbirine çok yakın kulaklar
D. Tam dikilmemiş kulaklar
PATİLER

patiler
A. Doğru Ön Pati
Ayak yuvarlak hatlı ,kavisli parmaklara ve birbirine yakın parmak tabanlar˘na sahip olmalıdır.
B. Açık Ön Ayak
Bu gerçekten ciddi bir kusurdur. Parmak araları olması gerektiğinden çok daha açğktğr ve kavisli değildir.Hareket halinde köpeğin ayağı elastiki dinlenme pozisyona sahip değildir.
DİŞLER
disler
A. Insizorlar(Öğütücü Dişler)
B. Kaninler (Köpek Dişleri)
C. Premolarlar
D. Molarlar

İnsan ve diğer hayvanlardan farklı olarak , Alman Çoban Köpeklerinin dişleri çok farklı bir yapıdadır diş minesi üzerindeki tabaka yoktur..
Bu yüzden dişleri her zaman bembeyazdır (Tartar oluşmadığı veya farmokolojik renk değişiklikleri olmadığı sürece)
GÖZLER
gozler

Çok uzun kafatasına sahip bir köpeğin görüş açısı 270° yi bulabilir. Teleskobik görüş ise çok dar bir aç˘ya sahiptir ve direkt görüş sınırlanmıştır.
Daha basık kafatasına sahip bir köpekte teleskobik görüş 200° ile sınırlanmıştır.Fakat direkt teleskobik görüş ise biraz artmıştır.
Yaşayacağı Ortam ve Beslenme PDF Yazdır E-posta

YAŞAYACAĞI ORTAM ve BESLENME

Alman kurtları yapı itibariyle insanlara çok yakındadırlar. Bu yüzden yaşayacağı yer bir bahçe de olabilir, bir apartman dairesi de olabilir. Her ikisinde de gerekli koşulları sağlamak çok zor değildir.

Bahçede besliyorsanız 2,5 m'ye 4 m'lik standart tel bir kafes içinde 90 cm'e 110 cm'lik bir yuva sizin için yeterli olacaktır. Gerek bahçede olsun gerekse apartman dairesinde olsun düzenli yürüyüşlerini yaptırmanız gerekmektedir. Alman kurtlarının bir özelliği de yavruyken bile su kaplarını devirmeleri veya suyla oynamalarıdır. Bunun için mermerden bir su kabı yaptırmak bu sorunu ortadan kaldırmayı sağlayacaktır.

BESLENME

Tecrübelerime göre en ucuz ve sağlıklı besleme yöntemi kuru mamadır. Çünkü köpeğinizin alabileceği her türlü vitamin, mineral, protein bu mamalar içinde mevcuttur. Burada en önemli şey köpeğinizin yediği kadar dışkı değil daha azını çıkarmasıdır. Buradan da yediği mamanın ne kadarını vücudunda sin­dirip yararsız kalan kısmını dışarı attığını anlayabilirsiniz.

Evde hazırladığımız mamalar hem vaktimizi almakta hem de çok zahmetli olmakla birlikte köpeğini­zin dışkısının da çok pis kokmasına sebep olmaktadır.

Alacağınız kuru mamaların içerikleri ve vücutta sindirim oranları önemlidir. Sırf kuru mama vermek için belli üreticilerin ürettikleri çiftlik mamalarının hiç bir yararı yoktur.

Gerek köpeğiniz yavru iken gerekse erişkin boyuna ulaştıktan sonra ömrünün sonuna kadar sağlıklı bir hayat sürmesini istiyorsanız kaliteli kuru mamalardan vazgeçmeyin… Sizinle küçük bir matematik hesabı yapalım?

Kendi köpeğim 34 kg ve 68 cm boyundadır. Günde 360 gramdan paketi 18 kg olan mamayı 50 günde bitirmektedir. Demek ki köpeğim yılda 7 paket mama yemektedir. (Hamilelik dönemi hariç) 7 paket mamanın bugünkü değeri 840 YTL'dir. Günlük masrafı 2.3 YTL'dir. Hiç bir zaman evde hazırlayacağınız mamayla bu rakamın altına inemezsiniz. Değeri 1500 $ ' in üstünde olan bir köpek için bu rakamlar sanırım size bir fikir vermektedir.

Öncelikle eğitimle ilgili sık sık birbiriyle karıştırılan iki önemli kavramı anlamak gerekiyor.
  • Birincisi davranış problemlerini çözmeye yönelik eğitim biçimidir.

  • İkincisi ise komut-tepki sistemi üzerine kurulu olandır.

Komut üzerine çağrılınca gelen, oturan, uyum içinde yanınızda yürüyen ve ardından evde koltuğunuzun bacaklarını kemiren bir köpeğe sahip olmak pekala mümkündür. Tam tersine evde eşyaları parçalayan ya da insanların üzerine çıkan; fakat komut üzerine oturan ya da yanınızda tasmasız sakince yürüyen bir köpeğe de sahip olabilirsiniz. Olaya açıklık kazandırmak açısından birinci tip eğitime “davranış modifikasyonu” ikincisine ise “itaat eğitimi” olarak tanımlamada fayda var.

Her şeyden önce unutmayalım ki “istenmeyen davranışlar” sadece bakanın gözündedir. Köpek için kazmak, havlamak, diğer köpekleri kovalamak tamamen doğaldır. Bu davranışları kontrol edemeyeceğiniz anlamına gelmemektedir tabi ki; ama tüm bunları köpeğiniz sizi çıldırtmak için yapmadığını anlamız gerekmektedir. Siz köpeğinizi bu konuda eğitene kadar tüm bunları yapmaması gerektiği konusunda hiç bir fikri yoktur. Ondan ne istediğinizi anlaması gerekmektedir.

Köpekler (insanlara göre) istenmeyen davranışlara başladığında en iyisi bu davranışın kaynağını anlamaya çalışmaktır. Çoğunlukla tüm bu problemler yalnız kalmanın verdiği sıkıntıdan kaynaklanmaktadır. Köpekler oldukça sosyal hayvanlardır. Olası çözümlerden biri köpeğinizin yeterince egzersiz yaptığından emin olmaktır. Egzersiz pek çok problem için mükemmel çaredir ve köpekler buna bayılır. Köpeğinizin yaşı ve ırkına uygun düşebilecek egzersiz düzeyi için köpeğinizin veteriner hekimine baş vurun. Diğer bir çözüm ise itaat eğitimidir. Önemli nokta köpeğinizin sizin ilginize gereksinimi olmasıdır ister yürüyüş isterse de eğitim sırasında.

Köpeğinize patronun kim olduğunu ona vurarak, bağırarak ya da benzer ceza yöntemleri ile öğretemezsiniz.

Bunun karşılığında tek öğreneceği size güvenmekten çok korkması gerekeceğidir. Köpeğe patronun kim olduğunu lideri olarak gösterebilirsiniz. Ona ne yapılacağını ve nasıl davranılacağını gösterin. Çoğu köpek onun lideri olmanızı iç güdüsel olarak sizden bekleyecektir. Yine de az sayıda da olsa liderlik pozisyonu için size meydan okuyabilecek köpekler çıkabilir. Aslında çoğu köpek, sahipleri bunu bilinçsiz olarak hiç denemediği için liderlik pozisyonuna yükselir. Köpek yanlış davranışlarından ötürü sahiplerini düzeltmeye başlayıncaya kadar da bunu fark etmeyebilirler.

İlginç olan, dominatlık göstergesi olarak tavsiye edilen pek çok davranış formu köpeklerde geri teper. Bunun nedeni pek çok durumda köpek aslında liderlik için yarışmamasıdır. Patronun kim olduğuna dair uyguladığınız teknikler, doğru dürüst bir neden olmaksızın onun davranışlarını düzeltmeye başladığınızdan dolayı köpeğinizin sizden soğumasına ve güvenini yitirmesine yol açar. Köpeğinize karşı adaletsiz davranışlarınız onun insanlara karşı sürekli kendisini savunma gereksinimi duymasına ve bildiği tek yöntem olan ani ve kestirilemez ısırıklarla (fear bite) kendisini savunmasına yol açacaktır.

Ne Zaman Hayır Denmeli ?

Yüzyıl önce Rus fizyolog Pavlov hayvanların öğrenme yöntemleri üzerine araştırmalar yaptığında bir köpeğin tehlikeden kaçmadan önce ayının pençelerinin derisine geçmesini bekleyecek olursa asla hayatta kalamayacağını söylemiştir. Buradaki gerçek basittir. İşaret düzeltmeden ya da ayı durumunda cezadan önce gelmelidir.
Köpek eğitiminde biz ne yaparız? Testi kırılmadan çocuğu dövmek misali önce boğma zincirini çeker ardından köpeği uyarırız. Tüm uzmanlar bunu önerse de "sağ duyu" olarak kabul edilen bu kural köpek için aslında "doğal" değildir.
Her kapı çaldığında kapıya havlayarak sizden önce koşturan bir köpeği ele alalım. Kapı çaldığında köpek kapıya fırlarken önce cezalandırıp ardından "Hayır" denmesi mi yoksa önce "hayır" ile uyarılarak sonra cezalandırılması mı daha etkili olacaktır ? İkinci durumda bir daha ki sefere "Hayır" dendiğinde dönüp bir kez daha düşünmek için iyi bir nedeni olacaktır. Böylece uyarıldıktan sonra istenmeyen davranışı devam ettirdiğinde cezalandırılacağını bilecektir.

Bu tutumun tutarlı ve devamlı olması ayrıca önemlidir.

Asla unutulmaması gereken şey ise ardından yapması gereken hareket için ödüllendirilmesi itaatin, kendi başına hareket etmesinden daha keyifli olacağını pozitif yönlendirmeyle ona anlatılması olacaktır.

Kapı çaldığında otur ve bekle komutu ile misafirleri içeri buyur etmek ilk heyecanı kontrol altına alırken eğer çok huzursuz ise misafirlerce önce görmezden gelinmesi biraz sakinleştiğinde ise sakin ve dostane olabilecek her tavrı için misafirler ve sizce sakince ödüllendirmesi eve gelenleri pozitif olaylarla bağdaştırmasına neden olacaktır. Bu süreç zaman alabilir. Bu nedenle acele edilmemesi gerekir. Aşırı durumlarda misafirler köpeği tamamen görmezden gelirken belli etmeden yere küçük ödül yiyecekleri düşürerek köpeği misafirlerin varlığına olumlu yönlendirmeyle alıştırılabilir. Köpeğin uyması gereken tüm komutlar uzun egzersizler gerektirebileceğinden gerektiğinde hepsi ayrı ayrı çalışılmalıdır.



Üretim PDF Yazdır E-posta

ÜRETMEK Mİ
YAVRU ALMAK MI ?

Bu iki kavramı birbirine karıştırmak safkan köpeklere uzun vadede yapılacak en büyük kötülüğün başında gelir. Yaşamımızı bir köpekle paylaşmaya karar verdiğimizde onun ne olduğu gerçekte önemli olmayabilir. Doğru kişiyle buluştuğunda her köpek sadakat ve sevgi üzerine insanlığa örnek teşkil edecek doğuştan gelen erdemelerle doludur. Ancak, köpeğin evcilleştirilmesinden bu yana farklı coğrafyalarda farklı amaçlarla üretilmiş safkan köpek ırklarının korunması ve değişen yaşam ve gereksinim koşullarına uydurulması amacıyla üretimin devam etmesi gereklidir.

Safkan köpek üretimi uzun tecrübe ve ciddiyetin yanı sıra profesyonellik gerektiren bir uğraştır. Amaç, köpeğin mürvetini görmekten çok sevip değer verilen ırkın gelişimini sağlamak olmalıdır. Bu da ciddi bir araştırma, diğer üreticilerle profesyonel alanda etkileşim ve ırkının birbirine mümkün olan en uygun örneklerine sahip olmakla başlar ; ama burada bitmez. Nesiller içeren bir üretim programı geniş maddi olanaklar gerektirir.

Anti-profesyonel, belki iyi niyetli ; ama çoğunlukla kolay para kazanmayı amaçlayan arka bahçe üreticileri ırka zarardan başka bir şey getirmez. Hamilelik, doğum ve yavruların emzirme dönemleri inanılmaz maddi kaynak isteyen olaylardır. Tabiki her şeyin yolunda gittiğini düşünürsek. Doğumun ölüm de getirebileceği unutulmamalıdır. Yavrular için uygun aileleri de doğumdan önce ayarlamanızda fayda var. Dünyaya gelmesine izin verdiğiniz her yavrudan işler ters giderse ömür boyu da sorumlu olduğunuzu unutmamayı da listeye eklerseniz hiç bir şeyin dişi ve erkeği yan yana koyarak kendiliğinden hallolmayacağını anlatabildiğimi umuyorum.

"Yavru almayı" değil; ama "üretmeye" karar verdiğiniz bir ırkın bu amaca hizmet edecek en iyi örneklerine sahip olmadan önce gerçekçi üretim amaçlarının baştan belirlenmesi gerekmektedir. Ana amaç tabii ki en baştan itibaren gönül verdiğiniz ırkı yarınlara götürecek standartlarına en yakın köpekleri üretmektir. Standartlar bir ırkın nasıl davranması ve görünmesi konusunda örnek teşkil eder. Her ırk kendine ait standartla uyum içinde üretilir. Zamanla belirli değişiklikler standartlara getirilirse ırk değişen kurallara uydurulur. Bu başta da belirttiğim gibi nesiller alabilecek bir çalışmadır.

İlk kriter kesinlikle köpeğin karakteri üzerine olmalıdır. Nedensiz saldırganlık gösteren, insanlara güvenmeyen ve içinde bulunduğu her hangi bir durumun stresiyle başa çıkamayacak kadar huzursuz ve aksi köpekler konformasyon olarak ne kadar mükemmel olurlarsa olsunlar kesinlikle üretimde kullanılmamalıdır. Her ne kadar doğan her yavru boş bir kağıtsa da o kağıdın kalitesi kesinlikle kalıtsaldır.


Köpeğin üretim amacı akıldan asla çıkarılmadığı sürece korunması gereken ırksal fiziksel ve zihinsel yapısı genel hatlarıyla ortaya çıkacaktır. Bir iş köpeği ise çalışma kapasitesini kaybetmiş ve sadece görüntüsünü taşıyan bir köpek onu özel yapan köklerinden uzaklaşıyor demektir. Özellikle de Alman Köpek Kulübü'nün iş ve çoban köpeklerinin üretimine izin vermeden önce onları belirli testlerden geçer puan almak zorunda bırakıp sınamaları bu ırkların yeteneklerini kaybetmeksizin yeni nesillere genlerini taşımasını sağlar. Aynı kriterler bir terrier ya da av köpeği için de geçerlidir. Sorumluluğunun bilincinde bir üretici köpeğinin ne için üretildiğini unutmaz. Avla ilgilenmeyen bir Pointer ya da tüm gün koltukta uyuklamayı seçen bir Border Collie yavrularına geçirmeye değecek o en önemli özellikten mahrum demektir.

Üretmeyi planladığınız köpeğin karakterinden emin olduktan sonra fiziksel özellikleri ikinci önemli kriter olarak önümüze çıkar. Yine üretim amacı göz önüne alındığında köpeğin o amacı en iyi şekilde yerine getirmek için nasıl bir konformasyona sahip olması gerektiği sorusunun cevabı köpeğiniz için bir ayna olmalıdır. Bir sürü bekçisi keskin koruma güdüleriyle desteklenmiş güçlü ve caydırıcı boyutlardaki fiziğine güvenmek zorundadır. Hacim kaybetmeye hatta iriliğin bilinçsizce övüldüğü durumlarda fazla irileşmesine müsaade edildiğinde köpek görevini yerine getiremez olabilir. St.Bernardların 18. yüzyılda hastalık sonucu nesilleri tükenme tehlikesine karşılık Newfoundlandla melezleyerek kurtarılmasından sonra ırk ilk defa bu yeni kan nedeniyle uzun tüylerle tanışmıştı. Ne yazık ki uzun tüyler tipi altında kolaylıkla kar ve buzla kaplandığından Alplerdeki keşişler tarafından uzun tüylü yavrular ev köpeği olarak hediye edilirken sadece kısa tüylü St. Bernard'lar görevlerine kaldıkları yerden devam etmiştir.

Bir üretici, köpeğine baktığında sadece dıştan nasıl göründüğüne değil o şekilde görünmesini sağlayan iskelet ve kas yapısının da nasıl biçimlendiğini de görecek kadar bilgili ve tecrübelidir. Ön ve arka bacak kemiklerinin omuz ve kalça ile ve birbirleriyle yaptıkları açılar, topukların yerle mesafesi, bacakların birbirine paralelliği vs hayvanın hareket yeteneğini belirler. Hareket mekanizmasını çalıştıran parçaların tek tek ve kollektif olarak nasıl olması gerektiği bilinmediği sürece de bu çok önemli değerlendirme de başarı elde edilemez. Daralan açılar bacakların yeri rahat adımlarla kavrayamamasını, adalelerin doğru şekilde örülmesine imkan vermediğinden köpeğin yeterli etkinlikte hareket edememesine neden olacaktır.

İnsan tüm bunları bilmeden cahilliğin verdiği cesaretle kolaylıkla yola koyulabilir. Bilinç, başarı konusunda endişeyi de birlikte getirecektir.

Eğer gerçekten kararlıysanız üretim için alabileceğiniz standartlarına uyan en iyi köpeği almalısınız. Bu ne kolay ne de ucuz bir şeydir. Kesin olan bir şey varsa pahalı köpek en iyisi değilse de ucuzu üretim için fiyasko getirecektir. Kesinlikle bir akıl hocasına gereksiniminiz vardır. Bu kişi son on yıldır evinde çeşitli ırklardan köpek besleyen ya da eğiten biri değil o ırkla yıllarını geçirmiş ve hatta şanslıysanız üretmiş biri olmalıdır. Köpek yarışmalarını gezin. Tanışabildiğiniz kadar bu konuyla ilgili birileriyle tanışın. Kitaplar okuyun. Bunca çaba ve zaman sonuca değecektir.

Zamanla aynı ırka ait köpeklerde bile bireysel farklılıklar olduğunu fark eder duruma geleceksiniz. Standardına uymasına rağmen yüz ifadelerinde ya da fiziksel yapılarında bir diğerine göre tercih ettiğiniz bazı özellikler bulacaksınız. Doğru yoldasınız. Şimdi üretmek isteyeceğiniz köpeğin neye benzemesi gerektiği konusunda hedefleriniz netleşmeye başladı işte. Şunu unutmayın ki özellikle de kendi ürettiği kandan bir damızlığı size satmadan önce üretici sizden belirli garantiler isteyebilir. Emin olun çocuklarım dediğiniz köpeklerinizin yavrularına yuva seçerken de müşterilerinizi siz de böyle sorgulayacaksınız.


Bu arada sizin de cevaplanmasını isteyebileceğiniz belirli sorular kesinlikle olmalıdır. Her üreticinin ürettiği köpekte öncelikle sahip olmasını istediği belirli özellikler vardır. Bunları öğrenin. Şunu asla aklınızdan çıkarmayın ki mükemmel köpek henüz doğmadı ve muhtemelen de hiç doğmayacak. Köpeğinize eş seçerken siz de bu konuda dürüst olmak zorunda kalacaksınız. Zayıf ve güçlü yanlarını dürüstçe belirlediğinizde neyin peşinde olduğunuz konusunda daha net cevaplar elinizde olacaktır. Hayalinizdeki köpeği ya da hayalinizdeki köpekleri üretm
 
   
    
Anasayfa | Hakkımızda | İletişim | Pansiyon | Köpekler | Eğitim | Yükle | Linkler
Web Tasarım
web tasarım